Hayvansal üretimin en önemli sac ayaklarından biri olan hayvan üreticileri, son iki yıla yakın bir süredir artan maliyetler, derinleşen ekonomik kriz ve hükümetin duyarsızlığı altında ezilmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde tarım ve hayvancılık politikaları, yıllardır günü kurtarmaya odaklı yürütülmekte, üreticinin gerçek sorunlarına çözüm üretilmemektedir. Bu yanlış politikaların ve ilgisizliğin bedelini hem üretici hem tüketici ağır şekilde ödemektedir.
Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvan Üreticisi Tükenme Noktasında
Hayvancılıkla uğraşan bizler, artan yem fiyatları, elektrik ve mazot zamları, veterinerlik giderleri, barınak masrafları ve işçilik maliyetleri altında eziliyoruz. Son iki yılda yalnızca çiğ sütün üretim maliyeti %200’ün üzerinde artmış durumdadır. Ancak biz bu artış karşısında ne Tarım Bakanlığı’ndan ne de hükümetin diğer ilgili organlarından herhangi bir destek ya da adil fiyatlandırma görebildik.
Bu süre zarfında defalarca Tarım Bakanı ile iletişime geçmeye çalıştık. Taleplerimizi ilettik, çözüm önerileri sunduk, gerçekleri belgelerle ortaya koyduk. Ancak her seferinde geçiştirildik. Sorunlarımız ötelenerek bugünkü çıkmazın oluşmasına zemin hazırlandı. Sayın Başbakan’dan da çok sayıda randevu talebinde bulunduk; ama maalesef bu taleplerimiz ya yanıtsız bırakıldı ya da göstermelik ilgiyle geçiştirildi.
Halk da Mağdur: Üretici Bitiyor, Tüketici Soyuluyor
Üreticiye sırt çevrildiği kadar, tüketiciye de adaletsizlik uygulanıyor. Bugün bizden:
300 TL’ye alınan canlı kuzu,
220 TL’ye alınan canlı dana,
raf fiyatlarında fahiş kârlarla vatandaşa ulaştırılmaktadır.
Bunun tek sebebi, hükümetin denetim görevini yerine getirmemesidir. Et piyasasında oluşan kontrolsüzlük, aracıların insafına bırakılmıştır.
Aynı şekilde, 18.50 TL’ye üreticiden alınan çiğ süt, market raflarında 45–50 TL’ye satılmaktadır. Bu da yine denetim eksikliğiyle açıklanabilir. Üretici ürettiğiyle geçinememekte, tüketici ise hakkı olan ürüne adil fiyatla ulaşamamaktadır.
